YAŞLI PSİKOLOJİSİ
Yaşlılığı kabullenme her bireyin dinamiklerine göre değişir. Maddi olarak güvencesi olması ya da az olması, ailesi ve dostları içinde sevdiği kişileri kaybetmiş olması, kendini fazlalık olarak hissetmesi, yakınlarına yük olduğunu varsayması yaşlı kişileri etkileyebilir. Huzursuz bir dönem başlayabilir ve yaşlı kişi depresyona girebilir.
YAŞLILIKTA GÖRÜLEN ORGANİK HASTALIKLAR
* Demans ( Bunama ) ( Bakınız Bunama )
YAŞLILIKTA GÖRÜLEN PSİKOLOJİK HASTALIKLAR
* Yaşlılarda Anksiyete Bozuklukları
Genel olarak geleceği konusunda endişe yaşamaya başlar, çaresizlik duyguları artar. Basit fobiler ve saplantılı düşünceler görülebilir.
Yaşlı insanlarda görülen bu hastalıklar psikiyatri + psikoterapi ile tedavi edilirler.
Alzheimer
Alzheimer beyinde yıkılma ve yozlaşma hastalığı olarak tanımlanmıştır. Yaşlılık öncesi ve yaşlılıkta en çok görülen bunama nedenidir.
Birey daha önce öğrendiği bilgilerini hatırlamada olsun, yeni bilgilerini hatırlamada olsun, sürekli güçlük çeker. Yeni bilgileri öğrenmede ve saklamada karışıklık çeker.
Hastanın duyu - organ işlevlerinde bozukluk görülmez ama objeleri tanımada ve tanımlamada güçlük çekmeye başlar. Tasarlama bozulur. Yaşlılık öncesi başlayan Alzheimer hızlı gelişmesine karşın yaşlılıkta başlayan Alzheimer ağır ve sinsi gelişir. Hastanın kişiler arası ilişkilerini ve toplumsal rolünü olumsuz etkileyerek, geriye dönemeyerek ilerler. Hasta ruhsal bir gerileme de yaşayarak sonunda çöküntüye gidebilir.
Bütün bunamaların ( demansların ) %60'ını Alzheimer hastalığı kapsar.
Yakın bellek ( yeni öğrenilen şeyler ve yeni yaşanan olaylar ) bozukluğu ve entellektüel işlevlerde azalma şeklindedir.
Başlangıçta işe başlamada isteksiz, hevessiz olma, ilgi duymama, günlük işleri yapmada ihmal, zevk veren uğraşılardan vazgeçme gibi belirtiler görülebilir. Gittikçe ilerleyen unutkanlık meydana gelir. Kişi aynı soruyu durmadan sorar, o soruya verilmiş olan yanıt akılda kalmaz. Kişi yeni olmuş günlük olayları anımsamazken, eski hatta çok eski olayları anımsar. Yolunu, yerini kaybeder. Uzun yolculuklara çıkamaz. Huzursuzluk ve birşeyler yapma isteğinin kaybolması çok görülür. Hastalık ilerleyince yürüme bozukluğu, idrarını kaçırma, toplumdan uzaklaşma ortaya çıkabilir. İleri safhalarda hasta yatalak olur.
Hastalığın nedeni bilinmemektedir.
Bunamalarda tedavi, ekip olarak uygulanır. Nörolog hastaya bunama tanısını koyar. Bu bunamanın iyileştirilebilecek diğer nedenlere bağlı olup olmadığı da hastane araştırmaları ile saptanır ve tedavi planı hazırlanır.
Bunama (Demans)
Bunama zihinsel işlevlerin tümünde genel bir azalma ve entellektüel gerileme halidir. Yakın bellek bozukluğu ( yeni öğrenilen şeyler ve yeni yaşanan olaylar) belirgindir. İlerleyicidir. Yaşlılıkta en sık ve en ciddi görülen hastalık grubunu oluştururlar. (Bakınız Alzheimer )
Titreme (Tremor)
Nedenleri ve riskleri
Belirli kas gruplarının sinirlerinden kaynaklanan bir problemdir. Tüm vücudu ya da vücudun belli bir bölümünü etkileyebilir. ( Örn. El titremesi )
Titremenin birincil belirti olduğu durumlar şunlardır :
1- Ailevi tremor ( Ailesel )
2- Esansiyel tremor ( Nedeni belli olmayan )
3- İlaç alımına bağlı tremor
Günlük aktiviteyi etkileyen titremede, mutlaka doktora başvurulmalıdır.
Menopoz, bütün kadınlar için hayatlarının bir döneminde karşılaşacakları yeni bir başlangıçtır. Kısa bir süre öncesine kadar yakın arkadaşlarıyla bile konuşmaktan çekinen kadınlar, artık yaşamlarının bu önemli dönüm noktasıyla ilgili daha çok bilgi sahibi olmak istiyorlar. "Menopoz nedir ?", "Bu dönemde beni neler bekliyor ?", "Bu dönemi nasıl daha rahat geçirebilirim ?", "Hormon Replasman Tedavisi nedir ?" gibi sorulara yanıt arıyorlar.
1- Menopoz hakkında genel bilgiler
Bir kadının hayatının orta yaşlarında (sıklıkla 45 - 55 yaşları arasında) adet dönemlerinde bazı değişiklikler meydana gelebilir; adetlerin düzeni ve şiddeti değişebilir. Sonunda adetler kesilir. Kesin olarak kadının gördüğü son adet menopozu işaret eder. Bunun nedeni, yumurtalıklardan yeteri kadar östrojen salgılanımının kesilmesidir. Menopoz bazen hayat değişimi olarak ifade edilir ve kadının doğurganlık döneminden kısırlık dönemine geçişini tanımlar.
Her kadın doğurganlık yıllarındaki seks hormonlarının (örneğin östrojen, progesteron) yapımından sorumlu sabit sayıda yumurtalık folikülleri ile doğar. Herhangi bir zamanda tüm yumurtalık folikülleri kullanıldığında , yumurtalıklar seks hormonlarının yapımını keserler. Bu hormonların , özellikle östrojenin eksikliği durumu, menopoz ile sonuçlanır. Hormon Replasman Tedavisi, hormonal dengeyi korur.
Menopoz zamanı kadından kadına büyük bir değişkenlik göstermekle birlikte, sıklıkla 45 - 55 yaşları arasında meydana gelir. Ortalama menopoz yaşı 51'dir.
Menopoz yumurtalıkların östrojen yapımını kesmelerinden itibaren gerçekleşen bir hayat dönemidir. Hayat boyu devam eder.
2- Fiziksel değişikliklerMenopoz döneminde kadınların çoğu değişen derecelerde menapozal belirtileri yaşarlar. Sıcak basmaları ve gece terlemeleri en sık görülen belirtilerdir. Aynı zamanda uykusuzluk ve huzursuzluk şikayetleri olabilir. Bu belirtiler, birkaç aydan birkaç yıla kadar devam edebilir. Terlemeler ve sıcak basmaları (sıcak dalgaları) sıklıkla yüz, boyun ve göğüs üst kısmına yayılır. Diğer belirtiler arasında çarpıntı, depresyon, cinsel isteğin kaybı, vajinal kuruluk, eklem ve kas ağrıları bulunabilir. Postmenapozal kadınlarda erkek tipi kıllanma görülebilir. Kellik nadiren görülmesine rağmen saç kaybı ve özellikle yüzde kıllanma görülür.
Miktar ve süre olarak değişen düzensiz adet kanamaları bir gösterge olabilir. Aynı zamanda; sıcak basmaları, terlemeler ve uykusuzluk gibi tipik menopozal şikayetler görülebilir. Yakınmaların yoğunluğu kadından kadına farklılık gösterir. Bu tip semptomlardan etkilenmeyen kadınlar da vardır. Belki, siz o kadınlardan birisinizdir. Bir hormon testi yaptırarak, doktorunuz kolaylıkla menopozda olup olmadığınızı anlayabilir.
Menopoz yaklaşık olarak hayatın 42. - 45. yılları arasında başlar ve genellikle fiziksel şikayetler 8 - 10 yılda sona erer. Kesin zaman kadından kadına farklılık göstermekle birlikte, tipik şikayetler sıklıkla yalnızca birkaç yıl görülür. Bununla beraber, uzun süreli östrojen eksikliği sonuçları (Örneğin : kemik kaybı ve jalp hastalığı riskinde artış) yaşam boyu etki gösterir. Tipik şikayetler Hormon Replasman Tedavisi ile ortadan kalkar.
d) 49 yaşındayım. Birkaç aydır artan miktarlarda saçlarım dökülüyor. Menopozla bir ilgisi olabilir mi ?Menopozda bazı kadınların saçlarında dökülme görülebilir.Hayatın bu döneminde vücutta dişi ve erkek hormonları arasında bir dengesizlik gelişebilir. Vücutta sürekli östrojenlerin azalması sonucu erkek hormonları hakim duruma gelir. Erkek hormonlarının hakim duruma gelmesi sizin saçlarınızı da "erkeksileştirir". Vücut kılları artar ve başta saç kaybı meydana gelir. Daha ileri giderek, yağ bezlerinin aktivitesinin artmasına neden olabilir. Ciltte sivilceler ve yağlanma meydana gelmesi ile sonuçlanabilir. Hormon replasman tedavisi hormonal dengeyi korur.
Menopoz döneminde bir çok kadın ciltelerinde değişiklikler gözlemler. Yetersiz kanlanma ve daha az nem depolanması nedeniyle, sıklıkla cilt incelir. Bu durum sadece doğal yaşlanma olayına yüklenemez, fakat aynı zamanda östrojen seviyelerindeki azalma da sorumlu tutulur.
Bir çokkadın depresyon, sıkıntı hissi ve hafızanın zayıflaması gibi psikolojik semptomlar bildirmiştir. "Boş yuva sendromu" gibi diğer faktörler, çocukların evden ayrıldığı zaman , bu dönemde ruh durumunuzu etkileyebilir.
3) OsteoporozOsteoporoz kemiklerin incelmesidir ve menopoz sonrasında östrojen azalması ile ilişkilidir. Kemik yoğunluğundaki azalma, kırıklara eğilimi artırır. El bileği, kalça ve omurga en sık osteoporoza bağlı kırık görülen kemiklerdir. Üç postmenopozal kadından birinde osteoporoz görülür.
Evet. Dengeli beslenen, sigara içmeyen ve egzersiz yapan kadınlar osteoporozu kendiliğinden önleyebilirler. Ancak bazı kadınlarda bu çabalar da yeterli olmaz. Yüksek risk grubu olarak tanımlanan bu kadınlarda HRT, osteoporoz gelişimini etkin bir şekilde önleyebilir. Bununla birlikte, HRT koruyucu bir tedavidir; hastalığı kesin olarak ortadan kaldırmaz.
Menopoz sonrası hızlı kemik kaybının ana nedeni östrojen eksikliğidir. Bu nedenle, erken menopoz osteoporozu hızlandırabilir. Uzun süreli kalsiyum da yetersiz beslenme riskini artırır. Sigara, alkol kullanımı ve hareketsiz , sakin yaşam tarzı gibi sık yapılan yanlışlar da osteoporoz için risk faktörüdürler. Minyon, ince yapılı Beyaz ya da Asya ırkından olan kadınlar osteoporoz açısından büyük riske sahiptir. Doktorunuz tarafından yaptırılan kemik mineral yoğunluğu ölçümleri osteoporozunuzu belirler.
4) Menopozda üriner değişikliklerBu kişiye bağlı bir durumdur. Östrojen eksikliği sonucu vajina duvarı incelir, vajinada kuruluk meydana gelir ve cinsel ilişki sırasında ağrı hissedilir. Buna bağlı olarak bazı kadınların sekse karşı istekleri azalır. Bununla beraber, bazı kadınlarda da menopoz sonrası doğum kontrolü ile ilgili endişelerin sona ermesiyle birlikte düzelme görülmüştür.
6) Menopozda doğum kontrolüArtan yaşla birlikte doğurganlık artabilir. Bununla beraber, her kadın için küçük de olsa bir gebe kalma olasılığı bulunur. Sadece son adetinizin üzerinden yaklaşık olarak bir yıl gibi bir süre geçmiş ise, artık gebe kalmanız beklenemez. Doktorunuz , hormon testi yaparak gebe kalıp kalamayacağınızı kolaylıkla bulabilir. Adet gördüğünüz sürece doğum kontrolü uygulamalısınız.
Tipik menopoz belirtileri sıklıkla sıcak basmaları ya da uykusuzluk kadar, düzensiz ve az miktarda olan adet kanamalarını içerir. Bununla beraber, eğer hala doğum kontrol hapları kullanıyorsanız, bu değişiklikler yoluyla menopoza girdiğinizi anlayamazsınız. Doğum kontrol hapları alındıkları sürece "hormon çekilme kanamaları" adı verilen aylık kanamalar oluştururlar. Genellikle 40 - 45 yaşlarından sonra olası riskleri nedeniyle doğumkontrol haplarının bırakılması ve başka korunma yöntemlerine geçilmesi önerilir.
7) Hormon tedavisiHormon Replasman Tedavisi, menopoz sonrası artık doğal olarak oluşturulmayan dişi hormonlarının düşük dozlarda yerine konması demektir. Rahimi (uterus) olmayan kadınlara sadece düşük doz östrojen ve rahimi (uterus) olan kadınlara düşük doz östrojen+progesteron tedavisi uygulanır.
Bugün psikoterapist, estetik cerrah ve hastanın yollarının kesiştiği noktadaki amaç, bireyin kendisi için seçmiş olduğu yolda; iç dünyasındaki estetik, fiziksel görüntü dünyasındaki estetikle yaşamına estetik katma ihtiyacıdır. Bu tıpkı bireyin güzel sanatlarla, müzikle, şiirle ve dansla kendini ifade etmesi, zenginleşmesi ve yükselmesidir.
Dr.Tülay ARSU Kaynak : Psikom